Öyle bir şey yap ki bizim için;ölümün korkunç yüzünü söküp atmış ol ellerinle.Seninkinin adı "sonsuzluğa ulaşmak" olsun...Bize de ardından "kahraman" demek kalsın!

06 Mayıs 2009

Terabithia Köprüsü

Önce dışlanırsınız, hayata küsersiniz. Elinizde bir kaleminiz vardır çizim yapmak için. Dört tane de kız kardeşi olan bir erkeksiniz siz. Okulda hor görülen ve dalga geçilen… Bu yüzden hırçınlaşmış ve içine kapanık...
Bir gün garip bir kız gelir okulunuza. Annesiyle babası yazarmış kendi dediğine göre, ama kimin umurunda? Taa ki, o kız sizle konuşmak da ısrarcı olana kadar.
Sıcak bir dostun eli kavrar soğuk ellerinizi ve kalbinizi ısıtan bir film başlar ekranda ya da beyaz perdede...

Dostluğun sıcak bir yüzü Terabithia köprüsü. Yalnız ve ailesi tarafında yeterince ilgi görmediğini düşünen Jess ve garip bir kız olan Leslie'nin sıcak ve fantastik hikayesi bu.
Yukarı da anlattığım gibi Jess, 4 tane kız kardeşe sahip. Kendisi 3.kardeş ve en iyi anlaştığı kardeşi ondan bir küçük olan ve oldukça tatlı bir küçük kız olan May Belle'dir. Bu küçük kızın etkisini ise, tam olarak film sonunda görüyoruz.
Jess'in güçlü bir çizim yeteneği vardır ama bununla ilgilenen pek yoktur. Ah, bir de müzik öğretmenlerine aşıktır :).
Fakir bir ailenin çocuğu olmasının da etkisiyle, okulda ezilen biridir. Ama bir gün sınıfına ve birkaç gün sonrada hayatına Leslie girer. Jess en başta onu görmemezlikten gelse de kızın çabaları ve dahası yan komşuları olarak taşınmaları karşısında durumdan daha fazla kaçamaz. Böylece, güzel bir dostluk başlar.

Boş ve yeşil arazilerle çevrili evlerinin arkalarına doğru gezerlerken bir hendek ve ağaca bağlanmış bir halat görürüler. Jess'in uyarılarını dinlemeyen Leslie halata atlar ve sallanmaya başlar. Aynı şeyi Jess'e de tavsiye eder ve o halat sonradan onlara bir geçit olur. Leslie'nin sallanmaktan sıkılıp karşı yakaya atlamasıyla birlikte, Terabithia'ya da girmiş oluyoruz. Orda tamamen boş bir ormana geçmiş olurlar.
Buldukları yıkık bir ağaç evi kendilerine üs seçerler ve Leslie onların, burayı karanlık lorddan kurtarmak için gelen seçilmişler olduğunu iddia eder :).
İşte her şey bu noktada başlıyor. Önce gerçek mi değil mi diyorsunuz, ama sonradan anlıyoruz ki Terabithia tamamen Leslie ve Jess'in hayal ürünü bir ülke. Ama öyle bir ülke ki yaşadıkları her günün bir yansıması o büyülü yerde bir şekilde can buluyor.
Hayal etmeye dayanan bir film Terabithia ve neden Terabihtia değil de bir de köprüsü dendiğini filmin sonunda anlıyoruz.Ancak, sizi uyarmalıyım sonu oldukça hüzünlü... Jess ve Leslie ile koşturup, ağaç evi tamire ve yarattıkları Terabithia'da(bu ismi Leslie koyuyor :)) maceralara atılırlarken, bir anda sonunda yaşana bir olay sizi tam kalbinizden vuruyor.


Bu dostluk ve Terabithia'daki cesur günler öyle bir hal alıyor ki, iki dost ezik birer kişilik olmak yerine birbirlerini cesaretlendirerek, onları ezmeye çalışanlara kafa tutuyor. Terabithia da yaptık, burda neden yapamayalım ki!, oluyor sloganları ve birlikleri gücü doğuruyor. Aynı zamanda, yalnız bi kalbe dokunan sıcak eller, sonunu hüzünlü gözyaşlarına bırakıyor...
Kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Aynı isimli kitabından uyarlanmış bir filmdir kendisi, ancak maalesef ülkemizde kitabı Türkçe'ye çevrilmedi. Film, 2007 yapımıdır aynı zamanda.

Onlardaki değişimi, çevrelerindeki insanlar gibi siz de göreceksiniz. Terabithia Köprüsü izleyiciyi de alıp hayalgücüyle birleşen yüreklere doğru uzun bir yolculuğa çıkarıyor.


7 yorumunu belirten:

mit dedi ki...

İlginç bir filme benziyor, kender merakım çok feci şekilde uyandı doğrusu :) Tavsiyen için teşekkürler, mutlaka izleyeceğim.

kamikaze dedi ki...

çok sağolll canım benim mütiş bir filme benziyor,etkilendimm..

Hazal dedi ki...

@mit;
merak uyandırmama oldukça sevindim. umarım izlersiniz :). yalnız kenderlerle alakayı kuramadım ben? ejderhamızrağı'na dair bir şey demedim ki bu yazımda?

@kamikaze;
sanem, nickine bayıldım doğrusu :).
umarım sen de izlersin bu filmi. bence kesinlikle değecektir. (uzun zaman sonra yorumunu görmek güzel ;))

mit dedi ki...

Espirili bir yorum yapayım demiştim ama beceremedim galiba :(

"Kender merakım uyandı" derken filmi gerçekten de çok merak ettim demek istemiştim. Merak söz konusu olunca da kenderlerin üzerine tanımam.

Neyse, sağlık olsun...

Hazal dedi ki...

Heeee anladım şimdi! Ziraa kendeleri acayip severim bende :D!

Ben şöyle anladım da: kenderlere karşı olan merakım uyandı giib algıladım. Yok yok hata bened. kafam çok yğunken cevaplayınca böyle bir anlam karşaması yaşadık.

Tasslehof adamım!,diyorum ve selamlarımla ayrılıyorum ^^.

magnum opus dedi ki...

o ipte öyle kopar...

Zabkaf dedi ki...

Geçen sene öylesine bir film bulmak için eski vcdler arasından bulup aldığım ve izlediğimde beraberinde benide hayal dünyasına çeken gerçekten güzel bir yapım.. Öylesine serettikten sonra etkilendiğimden ardarda bir kaç kez daha seyrettim.. Nedne bizde banliyode yaşamıyoz arka bahçemizde bir orman yok diye üzülsemde bizim çocukluğumu zamanındada en azından hilginç yerler vardı istanbulda oralarda börtü böcekle oynardık şimdikiler ise anca yapmacık parklarda ve internet kafelerde ömür tüketiyor diye düşününce şükretmek farz oldu.. Sonu ise insanın içinde bir burukluk bırakıyor düğümlenip kalıyorsunuz..