Öyle bir şey yap ki bizim için;ölümün korkunç yüzünü söküp atmış ol ellerinle.Seninkinin adı "sonsuzluğa ulaşmak" olsun...Bize de ardından "kahraman" demek kalsın!

31 Mart 2009

Site Tanıtımları- Kitap Kokusu

Adından belli içeriği bu sitenin. Ne de olsa her kitap kendi gibi o kadar. Bir dost eli gibi sıcak dalgalar halinde yayılır ve ilkbaharın çiçekleri gibi hoş anlar yaşatır burun deliklerinizden süzülürken...

Benden bu kadar :D. Şimdi site sahibi tanıtsın sitesini.

Sitenin Adı: Kitap Kokusu

Site Adresi: http://kitapkokusu.com/

Sitenin Kuruluş Tarihi: 26 Nisan 2007

Sitenin Tanıtımı: Kitapkokusu kitapseverlerin anasayfadan edebiyat haberlerini alabildiği, forum alanında ise her türde kitap hakkında görüşlerini paylaştığı, yeni çıkan ve çıkacak kitaplar hakkında bilgi alabildiği, amatör yazarların her türde yazılarını paylaşıp eleştiri alabildiği ve ödüllü öykü/şiir yarışmalarının yapılageldiği samimi bir sitedir. Kitapkokusu Forum’da aynı zamanda güncel olaylar, sinema, tiyatro, resim ve müzik gibi güzel sanatlar ile ilgili içerik de bulunmaktadır.

Sitenin Amacı: Kitapkokusu öncelikle forum olarak kuruldu. Kitap dostlarının dünyaya tek pencereden bakmadığını, her fikirde, her anlayışta insanın “kitap” paydasında buluşup düzeyli sohbetler yapabileceğini göstermekti amacımız ve buna muvaffak olduğumuza inanıyoruz.

26 Mart 2009

Margareth Weis Röportajı !!!

Hiçbir yerden alıntı değildir! Tamamıyle kendi emeğimizle yaptığımız bir röportajdır bu! Ejderhamızrağı'nın efsane yaratıcı ikilisinden Margaret Weis'e, onunla yapmak istediğimiz röportaj için attığımız maile evet demesiyle oldu her şey :). Ama durun durun! Size her şeyi en baştan anlatacağım ve sonra röportajla başbaşa bırakacağım.
Kayıprıhtım Forum 'da sıradan bir gündü. Giriş yaptıktan sonra bir özel mesaj geldi( ki hep gelir). Gönderen kişi magicalbronze'du(bu da alışılmış bir şey). Ancak, mesajı okuduğumda hayretler içinde kalacağımdan habersizdim.
Aynen şunları yazmış sevgili Hakan;


"Sana mükemmel bir haberim var. Margaret Weis'e ulaştım ve kendisini çok sevdiğimizi, röportaj yapmak istediğimizi vs vs yazdım mailime cevap verdi. Sizinle bir röportaj yapmaktan mutluluk duyarım dedi :D!

Sen soru düşünmeye başla, Şimdi çıkıyorum yarın ayrıntılı konuşuruz.. ;)"

Ekran başında ne yapacağımı bilemeden tepkisizce kaldım bir süre ve sonra... "Allaaaaaaaaah!!!" diye için için haykırdım(canlı canlı bağırınırsam komşular gelirdi xD). Elim ayağım birbirine dolanmıştı, ama ben hemen o gece hazırladım sorularımı. Toplamda 5 sorum var bu röportaj içerisinde.
Kardeş sitem olan Kayıprıhtım'dan diğer arkadaşlar da (Darly Opus, Amras Ringeril, Herr Mannelig, Magicalbronze) sorularını ekledi ve biz Weis'e sorularımızı yolladık...
İşte genç, Türk fantastik severlerin bir emeğidir bu. "Aman banae, kim bunlar."diyip bizi görmemezlikten gelmeyen sevgili yazarımız(hayranlıkta son noktayız kendisine xD) Weis'e de burdan teşekkür etmek istiyorum :).
Buyrun ben ne sorular hazırlamışım önce ona bakalım, ardından tüm röportajı okuyun.

1.Neden “Huma Destanı”nı siz yazmadınız? Sonuçta, Huma ve Magius çok zıt kutuplar olmasına rağmen doslutklarıyla birbirine bağlı iki efsane. Kitabı okurken satır aralarında çok güzel bilgiler alıdık fakat bu derece tarihe geçmiş iki kahramanın hikayesini yazmayı düşünmez miydiniz?

2.Önce Ruhlar Savaşı’nda tandığımız ve ardından Karanlık Havari serisinde de gördüğümüz Mina hakkında tek bir cümle ile ne diyebilirsiniz?

3.Solamniyalılar’ı nasıl yarattınız? Bu derece şerefine düşkün bir topluluk ve koruma içgüdüsüne sahip insanları yaratırken birilerinden ya da bazı olaylardan etkilendiniz mi?

4.Solamniyalılar’dan söz açılmışken, Sturm erken ölmedi mi?

5.Raistlin gerçekten Crysania’ya aşık oldu mu? Yoksa onunki bir kadına karşı duyulan basit bir çekimden öteye gidemedi mi? Çocuğum diye bahsettiğiniz Raistlin için, Crysania’yı layık görür müydünüz?



Margareth Weis ile Röportaj:



*İlk Ejderha Mızrağı kitabı yayınlandığında işlerin bu noktaya kadar gelebileceğini tahmin edebilmiş miydiniz?


Hayır, kitabın bu kadar hit olabileceği hakkında bir fikrimiz yoktu. Sadece yeniydik ve sevdiğimiz bir öykümüz vardı.

*Kayıp Tarihçeler’den sonra krolonojik olarak Ejderha Mızrağı için yazacağınız başka seriler olacak mı? Olmayacaksa neden?

Evet elbette olacak. Zaten şu anda Kayıp Tarihçeler serisi yayınlanmış durumda, ilk kitabı da Cüce Derinlikleri Ejderhaları.

*Daha önce Güz Alacakaranlığının Ejderhaları kitabının animasyon filmi çekilmişti. Beklenen tatmini yaratamadığını düşünülüyor. Sizin görüşleriniz neler? İleride benzer bir çalışma yahut bir sinema filmi yapılacak mı?

Aslında film çok iyi oldu, Paramount’un beklentilerini aştı. İkinci bir film yapılıp yapılmayacağına dair herhangi bir durum en azından şu an için belli değil.

*Kızınız ile birlikte yazdığınız ve geçtiğimiz Ocak ayında çıkan FallenAngel hakkında neler söyleyeceksiniz? Kızınız ile beraber kitap yazmak nasıl bir his?

Kızım ve ben o kitap üzerinde çalışırken çok eğlendik! Bir Japon restoranına gittik, içeceğimizle birlikte kurguyu kağıda döktük! : )

*Hangi yazarın Ejderha Mızrağı yazarları arasında yer almasını isterdiniz?

Çok fazla, seçmek gerçekten zor!

*DL Campaign Settinge neden kendiniz el atmayıp Don Perrin’e bıraktınız?

Campaign Setting üzerine çalıştım ve D&D oyun kuralları hakkında pek fazla şey bilmiyorum. Bu bakımdan o iş Perrin’e kaldı.

*Ejderha Mızrağı’nda Weis & Hickman elinden çıkmayan kitaplara karşı büyük bir ön yargı var. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Hayır, diğer yazarlar tarafından yazılmış birçok popüler Ejderha Mızrağı kitabı biliyorum. Örneğin, Richard Knaack’ın geniş bir kitlesi var, Doug Niles, Chris Pierson ve Jean Rabe gibi.

*Seriyi başlatan biri olarak, serinin artık biraz fazla uzadığını düşünmüyor musunuz?

Hayır, bu dünyada diğer yazarlarla çalışmayı oldukça eğlenceli buluyorum.

*Ejderha Mızrağı dışında bir karakter hakkında roman yazma fırsatınız olsa hangi seriden hangi karakteri tercih ederdiniz?

Oh, Raistlin hakkında yazmayı hep sevmişimdir!

*Krolonojik sıraya göre son olarak okuduğumuz Karanlık Havari serisini tek başınıza yazdınız. Burada özellikle yazmaktan çekindiğiniz karakterler oldu mu? Örneğin Palin Majere’yi birebir diyalogda hiç görmedik. Bunun nedeni Hickman’ın yarattığı bir karakter olması mıydı?

Hayır, o an aklıma gelen ve istediğim tüm kurguyu kağıda döktüm. Aslında Tracy’de o seride önerilerde bulundu.

*Neden “Huma Destanı”nı siz yazmadınız? Sonuçta, Huma ve Magius çok zıt kutuplar olmasına rağmen doslutklarıyla birbirine bağlı iki efsane. Kitabı okurken satır aralarında çok güzel bilgiler alıdık fakat bu derece tarihe geçmiş iki kahramanın hikayesini yazmayı düşünmez miydiniz?

Bence Rick Knaack o kitapta çok iyi bir iş çıkardı. Şu anda Bantam için Karakılıç serisinde bulunan kitaplar üzerine çalışıyoruz.

*Önce Ruhlar Savaşı’nda tandığımız ve ardından Karanlık Havari serisinde de gördüğümüz Mina hakkında tek bir cümle ile ne diyebilirsiniz?

Mina bir nevi “Joan of Arc”.

*Solamniyalılar’ı nasıl yarattınız? Bu derece şerefine düşkün bir topluluk ve koruma içgüdüsüne sahip insanları yaratırken birilerinden ya da bazı olaylardan etkilendiniz mi?

Solamniyalılar’ı Tracy ve takımı yarattı. Ağırbaşlı, kusursuz şövalyeler!

*Solamniyalılar’dan söz açılmışken, Sturm erken ölmedi mi?

Eh, savaş kötüdür!

*Raistlin gerçekten Crysania’ya aşık oldu mu? Yoksa onunki bir kadına karşı duyulan basit bir çekimden öteye gidemedi mi? Çocuğum diye bahsettiğiniz Raistlin için, Crysania’yı layık görür müydünüz?

Hayır, o zamanlar ikisi de aşk başlangıcı için hevesliydi. Sadece sonunda, çok geç olduğunda, ancak ne kaybettiklerini anladılar.

*Kitaplarınızda gerçek hayata göndermelerde bulundunuz mu?

Karakterleri gerçek insanlar gibi yazmayı, fantastik bir dünyada gerçek hayat hallerini oluşturmaya çalıştım.

*Geleneksel fantastik öğelerin(cüce,ork,troll gibi) sık kullanımına nasıl bakıyorsunuz? Sizce bu yelpazeyi daha fazla geliştirmek gerekli midir?

Evet, elbette. Şimdiki serimiz Vikingler üzerine!

*Dilimize çevrilmemiş bir çok kitabınız bulunmakta. Özellikle çevrilmesini ve bizlerin okumasını istediğiniz seri yahut kitap var mı?

Yeni gelen serimiz Dragonships olabilir. Umuyorum ki Kayıp Tarhiçeler tamamen çevrilecektir.

*Son olarak Türkiye hakkındaki düşünceleriniz neler? Ülkemizde düzenlenecek herhangibir etkinliğe katılmayı düşünür müsünüz?

Türkiye’yi bir gün ziyaret etmeyi isterim kesinlikle. Ülkeniz ve insanlarınız hakkında olağanüstü şeyler duyuyorum!

Bize vakit ayırdığınız için çok teşekkürler. Umuyoruz ki nice fantazya kitaplarında sizlerin imzasını görecek, engin hayal gücünüzle şaşırmaya ve okumaya devam edeceğiz.

NOT: Cevaplarını çok kısa bir biçimde vermesi bizi üzmüştü, bu sizin de dikkatiniz çekmiştir. Ama sonradan diğer röportajalrını( uluslararası olanları da) incelediğimizde, bunun onun tarzı olduğunun farkına vardık. Ya vakti yok ya da fazla konuşkan değil :)

Ve Benden Teşekkürler:

Hakan'a teşekkürlerimi ve sonsuz saygımı sunuyorum. Neden derseniz, fikir ve ilk adım ondan gelmesine rağmen, bu röportajı blogumda yayınlamam konusunda hiçbir zorluk çıkarmadı. Bir kere sordum ve hemen "tamam" dedi. Bu da onun hakkındaki düşüncelerim de ne kadar haklşı olduğumun bir kanıtı dahadır bana. Ama yine de röportajın ilk yayınladnığı yeri, Yani Kayıprıhtım'daki yerini vermeden geçmeyeceğim :).

Kayıprhtımdaki Röportaj İçin Tıklayın!

Sağol Hakan ^^!


25 Mart 2009

Mim Yağıyor: Kitap Yazmak İsteseydin Ne Yazmak İsterdin?

Bu ara oldukça iyi gidiyoruz mim açısından. Güzel de mim'ler geliyor :). Bu defa gelen mim, hiç beklemediğim bir okuyucumdan. Kendisi ilk defa "Kopuk Kanatlar" adlı öyküme yazdığı yorumla tanıdığım Tila Sadık ve bir daha sesini duyamadım. Ama meğer o, sessiz sedasız bizi izlemeye devam ediyormuş. Sağolsun :).
İşte bu güzel insan mim'lemiş beni. Konuyu bir daha yazıyım: Kitap yazmak isteseydin, ne yazmak isterdin? Evet tam benlik bir konu ;). Şimdi bakalım ben neler yaparmışım.


Arada oluyor böyle, burda okuyorsunuz, "Hazal sen bunları kitap yap. Dinle bizi!" diyen tanıdık yüzler var :). Burdan destekleri için tekrardan teşekkürler hepsine :). Ama hepsine de aynı cevabı veriyorum, "Yok abi,okunmaaaaz." Belki kendime haksızlık ediyorum, belki de olay tamamen piyasaya baktığı için çevrem olmadığından kaynaklı. Sanırım ikisi de... Ama Türkiye'de, hele de fantastik kurgu üzerine" yazmak zor iş. Size burun kıvıracak yığınla insan dolu. Ben de boş bir hayalin peşinden koşmak iistemiyorum falan filan...
Konudan çok saptım affola. Şimdi ana konuya dönelim.
Şu, bir türlü adam gibi bir isim bulamadığım ve "uzun metrajlı hikayem/romanım" diye tanımladığım ve sizlerin HiKaYe etiketinde okuduğunuz serimi yayınlamak isterdim en başta. Bir kitap olduğunu görmek inanılmaz derecede gururumu okşardı. Bazen, sırf kitap kapağaı nasıl olur diye yayınlandığını hayalederim. Beynimde türlü türlü kitap kapağı resimleri, figürleri ve sembolleri var. Evet semboller de var. Şövalyelerimin, kötülerimin, ejderhalarımın ve elflerimin sembolleri. Ülkelerin, sınıfların, örgütlerin... Ah şunu da söyleyeyim, bir gün bunları kendim çizmeyi düşünüyorum. Çizicek adam yok :D.
Şüphesiz, bu "uzun metrajlı hikayem" en büyük tutkum. "Vay be! Hakkaten iyi iş başarmış. Bizim ülkenin gennçleri de dünyada adını duyurdu." desinler istiyorum :P. Özgüvenim yüksek midir nedir :D?
Diğer bir kitap düşüncem ise, serbest öykü etkitende okduğunuz kısa hikayelerimin toplandığı bir öykü kitabı. Her öykümle okuyucuyu, tabiri caiz ise, "vurmayı" hedefleyen ben, bu amaç uğrunda her hikayeyele okuyucuyu "vuran" bir öykü kitabı yazmak isterdim. Ama sıradan bir öykü kitabı olmazdı bu. Şöyle ki, içinde, şu ana kadar bir tane yazdığım epik şiirlerimden de katmak isterdim. Bu bakımdan Michael Williams'ı örnek alırım kendime. Fantastik üzerine çok beğendiğim şiirleri vardır. Ben de araya böyle, gaz veren, kışkırtan fantastik ( ya da epik) şiirlerle okuyucuyu gazlamk istiyorum :).
Şu ara, henüz 2 bölümünü yazdığım "Sakat Rahibe"'yi de kitaplaştırmak isterdim aslında. R.A.Salvadore'un Unutulmuş Diyarlar'ında geçen ve onun yarattığı drowları içeren bu serim, oldukça güzel tepkiler alıyor. Beni Salvadore'la karşılaştıran kişilere de teşekkür etmek istiyorum :). Bu çok gurur verici. Unutulmuş Diyarlar'ın kitaplarının sadece Salvadıre tarafından kaleme alınmadığını düşünürsek, aslında yazdıklarımı kitaplaştırmak çok güzel olurdu. Unutulmuş Diyarlar gibi bir kültleşmiş seride, genç bir Türk'ün de kitabınnın olması hem ülkem, hem de benim adıma övünç kaynağı olurdu.
Evet, çok tahmin edilebilir bu dediklerim. Fantastikle yoğurulmuş hikayelerimde, aksini beklemek güç olurdu. Ama sizi şaşırtacak tek bir şey söyleyebilirim ki,o da şudur; eğer fantastik dışında bir kitap yazacak olsam psikolojik bir kitap olurdu. Yine bir olay örgüsü içinde kişilerin çevreden etkilenimi ve hayata dair yaşadıkları çalkantıları yazmak isterdim. Ve bunlar arasında, hayat felsefelerini, kendince haklı ve haksız yanlarını okuyucya göstermek isterdim. Sanırım, "insan hata yapar" olgusunu bir kitapta psikolojik ve felsefik açıdan yansıtmak güzel olurdu.

Eh benden bu kadar :). Bunu postalayacağım birkaç kişi düşündüm ama aklıma yine kimse gelmedi xD. Seyyah'a yolluyorum bu mim'mi. Yazar umarım :P. Geçe mim bize özel kaldıi belki bu mim'den bir şey çıkar diye bir umutla magnum opus'un da kapısını çalıyorum :).
Tekrar teşekkürler Tila. İyiki bu mim'mi yolladın :).

23 Mart 2009

Site Tanıtımları-Hortkuluk Avcısı

"Tanırım iyi çocuktur!" klişeysiyle başlamak istiyorum. Ziraa, kendisini tanıyorum ve severim de ^^. Sevgili Darly Opus'un sitesi bu Hortkuluk Avcısı.
Harry Potter hayranları için oldukça bilgili ve düzeyli bir site. Forumlarında yazmam için teklif aldım... Ama işte malum herkesten ısrar ver ne desem bilemiyorum! Puhahahahaha! Çarpılıcam yalancılıktan ;). Yok yok, en kısa zamanda forumlarına üye olacağım. Sizlerin de siteyle sınırla kalmayıp forumlarına bir göz atmanızı tavsiye ederim.
Neyse, daha fazla uzatmadan buyran Darly size sitesini anlatsın :).

Site Adı: Hortkuluk Avcisi

Site Adresi: www.hortkulukavcisi.com

Sitenin Kuruluş Tarihi: 1 Şubat 2006

Sitenin Amacı: Değerli Harry Potter hayranlarına en doğru haberleri ulaştırmak, üyelerimize forumlarda en keyifli tartışmalar yapacakları ortamları sağlamak, galeri ve zengin bilgi bankalarımızla Harry Potter adına merak edilen her şeyi yanıtlamak ilk hedeflerimizdir.

Site Tanıtımı: 2006 yılından beri yükselen grafiğimizle Harry Potter hayranlarının gözdesi olan sitemiz, şimdiye kadar birçok başarıya imza atmış ve atmaya da devam edecektir. Başarılı portal tasarımıyla son günlerde gündeme daha fazla gelen Ana Sayfamız çeviri grubumuz ve editörlerimiz tarafından özenle hazırlanmış zengin içeriklerle Harry Potter hayranlarının merak ettiği her şeyi sizlere sunmakta. Birbirinden renkli resimlerin bulunduğu galerimiz ise üyelerimizin ihtiyaç duyduğu her türlü büyülü kareye ulaşmalarını sağlıyor. Ancak kuşkusuz ki en çok rağbet gören noktamız, üyelerimizin özgürce kendilerini ifade edebildikleri forumlarımız. 10 bine yaklaşan ve her dakika artmakta olan üye sayımızla ailemiz her geçen gün daha da fazla genişliyor. Ayrıca zaman zaman yapılan radyo yayınları, üyelerimizin müzik zevklerine de hitap ederek bir Harry Potter hayranının isteyebileceği her şeyi sizlere sunuyor.

15 Mart 2009

Sakat Rahibe // 2.Bölüm

Keruanzaa ailesinin yeni bir kızı olmuştu. Geceyi yararcasına ağlıyordu drow bebeği. İsyan ediyordu sanki, ailesine ve Lloth’a… Onu asla kabul etmeyecek iki olguya!
Keraunzaa ailesinin kadınlarını bir sıkıntı almıştı. Kız sakat doğmuştu. Sol ayağı içeri doğru dönüktü ve biraz yokladıklarında düzelecek bir şey olmadığını anlamışlardı.
“Kız topal!” dedi İralde iğrenerek.
“Görüyorum…” dedi annesi duruma içinden lanet ederek.
“Ne duruyorsun Yüce Anne, Lloth bizi lanetlemeden onu kurban et.”dedi İralde sakinliğini bozmadan, saygılı bir biçimde.
“Bekle anne!” dedi birden Valerrny öfkeyle. “Kızın güçlerini ölçmeden onu öldürmeyelim! Eğer yeterince güçlüyse Lloth onu bize bağışlayacaktır.”
“Bu nasıl bir mantık!” İralde bir an için sakinliğini kaybetmiş ve oldukça şaşkın bir biçimde ablasına bakıyordu. “Lloth’un kanunları bize açıkça verilmiştir ablacım. Büyüğüm olarak bunu benden daha iyi bilirsin…” dedi üstü kapalı bir iğnelemeyle. Ardından her doğum masasının çekmecesinde mutlaka bulanan keskin bir bıçak aldı. Bıçağın sapında sivri dişli bir örümcek figürü vardı ve ağlarını kabzaya dolamıştı.
“Al bunu Yüce Anne ve ailemizi lanetlenmeden adımızı kurtar.”
Yüce Anne sıkıntılı bir biçimde bıçağı aldı, kızı kurban etmek zorundaydı.
“O son umudumuz olabilir.” dedi Valerrny annesini elini yakalayarak.
İralde durumdan oldukça şüphelenmeye başlamıştı. Ablası ne zamandan beri bir bebeğe bu kadar merhamet gösteriri olmuştu? Bu işin altında mutlaka bir plan vardı, ama ne olduğunu kestirememek onu deli ediyordu.
“Başka kızlar da doğu..” bu sırada İralde araya girdi,
“Zaman geçiyor anne!” ve sert bir tokat ağzının ortasına iniverdi.
“Ne cüretle matronun lafını kesersin!” İralde, Valerrny’den yediği tokatla öfkeli ve öldürücü bir bakış atmaktan daha fazlasını yapamadı. Zafer kazanmış bir edayla çaktırmadan sırıtıyordu şimdi abla drow.
“Kızlar! Yeter! Bu çocuğu feda etmek zorundayız ve başka tartışma istemiyorum!” bu defa zafer kazanma sırası İralde’ye geçmişti.
Valerrny hırsla dişlerini sıktı, vakti azalıyordu. Lloth’un öfkesi baş göstermeye başlamış, masadaki eşyalar hafif hafif sarsılıyordu. Yapabileceği en iyi şeyi yaptı ve elini bebeğin göğsüne koydu:
“Bak anne…”
Yüce Anne ve İralde ,özellikle İralde, hayretler içinde bebekten yayılan auraya bakıyordu. Yüca Anne’nin içini buruk bir sevinç ve gurur kaplamıştı. Daha önce hiçbir bebeği bu kadar güçle doğmamıştı. En büyük övüncü İralde’ydi ve kızı bunu yansıtmaktan hiç çekinmezdi. Ama bu… İralde’den de güzeldi!
Aynı durumu İralde de fark etmişti, ancak annesi gibi gurur duymak yerine kıskançlık dalgalarında boğulucak durumdaydı. Çocuk artık kesinlikle ölmeliydi. Ya şimdi ölecek ya da İralde onunu işini başka bir zamanda bitirecekti. Valerrny yetmezmiş gibi, onlardan daha güçlü bir kız dünyaya gelivermişti. Halbuki annesinin güvenini bu kadar kazanmış ve matornluğa bu kadar yaklaşmışken…
Derin bir sessizlik odayı kaplamışken büyük çaplı bir deprem oldu. Görünüşe göre Lloth yeterince beklemiş ve evi başlarına yıkmak için hazırdı.
Herkes bir yere tutunmaya çalışıyordu. Bebek düşmesin diye Valerrny onu kucağına aldı.
“ Yaptığını beğendin mi aptal! Senin sayende bütün aile cehennemin dibine gidecek!” İralde’nin sayılı kendini kaybetmelerinden biri yaşanıyordu ve Valerrny Lloth’un öfkesinden en az onun kadar korkmasına rağmen bu durumla eğlenmekten kendini alamadı.
“Öldür onu!” diye emretti annesi sabrı taşar bir biçimde.
Valerrny itaat etti. Ayağa kalktı ve bıçağı sağ, bebeği sol elinde tutarak ikisini de havaya kaldırdı. Ve bütün aileyi şok edecek sözleri söyledi:
“Bu bebeği kabul et yüce Lloth! Ona Ellinnya adını veriyorum!” dedi ve bu sözlerle evin tuğlaları arasından kumlar dökülmeye başladı. Birkaç çatlak oluştu ve çatlaklar arasından örümceğimsi odadakilere doğru uzandı. Bir tanesi tam Valerrny’yi belinde sarmıştı ki, delicesine açılan kapıdan bir erkek drow girdi.
“Yüce Anne kaçmalı..!” sözleri acıyla kesildi. Valerrny sağ elinde tuttuğu bıçağı erkek kardeşine fırlatmış ve onu oracıkta öldürmüştü.Birden deprem kesildi. Örümceğimsi kollar önce tereddüt etti, ama sonra bir emir bekler gibi oldukları yerde birkaç saniyeliğine durdular. Bekledikleri emir biraz uzun sürmüştü. Biraz sonra kollar çıktıkları çatlaklardan geri girdiler ve odadaki kadınlaro rahat bıraktılar. Lloth o sakat bebekle ne yaparlarsa yapmalarını düşündü ve aldığı kurbanla yetindi. Sadece bir süre için, onlara göz dağı vererek kolları hemen geri çağırmamıştı. Aldığı erkek, her ne kadar bir erkek olsa da, ona bir süre yeterdi. Tabii şimdilik...
“Sen delisin…”dedi İralde kocaman açılmış kan kırmızı gözleriyle.
“Yoo hayır sevgili kardeşim, ben bu aileyi kurtaran kişiyim”dedi kardeşinin yüzüne bakmadan dağılan saçlarını düzelterek.
“Al onu anne. Al ve emzir. Artık Lloth da onu kabul etti.”
“Kapa çeneni!” dedi yüce anne belindeki kırbacı çekerek. Kızları üzerinde kırbacını şaklatmak konusunda her zaman isteksizdi, her anne gibi. Ama kızının deliliği onları ne hale sokmuştu. Tam kırbacı vuracakken bebek ağlamaya başladı ve havadaki kırbacı yılan başları birbirine düğümlendi.
Valerrny hırsla kısılan gözleri ve zafer kazanmış gülümsemesiyle annesine baktı.
“Ailemizin kurtuluşuna iyi bakmak zorundayız…!”
İstediğini almıştı drow kadını. Bebek daha şimdiden onun hayatını kurtarışının farkına varmış ve tepkisini gecikmeden vermişti. Vakti geldiğinde güçlerini emmek için hazır olacaktı ve İrma ona karşı koyamayacak kadar bağlanmış olacaktı…
Bebeği annesinin kucağına bıraktı ve yerde kanlar içinde yatan erkek kardeşinin üzerinden atladı.
“Temizleyin şurayı!” diye meretti ona korkuyla bakan hizmetkarlara. Odasına doğru oldukça rahatlamış bir şekilde giderken, odasının kapısında onu bekleyen İralde’yi gördü. Görünüşe göre onla yüzleşmek için kardeşi oldukça hızlı davranmıştı.
“Yaptıklarında hiç mantık yok.” Dedi sakin bir şekilde. Yeniden kontrolünü kazandığı çok açıktı.
“Belki öyle belki de değil. Sana hesap vermek zorunda değilim.”
“Doğru… Bana hesap vermek zorunda değilsin peki ya Lloth? Bu kadarla yetineceğini mi sanıyorsun?”
“O da sakinleşecek. Sadece gelecek zaman içinde birkaç kurbana daha ihtiyacımız olacak o kadar.”
“Aile adımıza leke sürdün! Hem de ne için! Bir sakat için!”
“Kızın güçlerini sen de gördün!”dedi Valerrny ve kız kardeşini boğazından yakalayarak duvara mıhladı. “Sen onu çekemiyorsun, çünkü senden bile daha güçlü!”
İralde ablasının ellerinden kurtulamkta zorlanmadı. Üstünü düzeltmeye başladı ve.
“Öyle olsun bakalım, ama bir amacın olduğu çok belli. Sen hiç de merhametli biri olmadın”dedi.
“”Belki de bu çocuğa birden kanım ısındı.” dedi pis bir sırıtışla Valerrny. “ Yorgunum! Şimdi dinlenmek istiyorum! Beni rahatsız etme!”ardından kapıyı kapadı.
Bir süre içeriyi dinledi İralde, şüpheli bir şeyler aradı. Sonra hiçbir şey olmadığını görünce, kapıdan uzaklaştı.
“Madem bu kızda özel olan bir şeyler var, sen ona sahip olmadan ben olurum!”

Bebek yatağında uyuyordu şimdi. Uykusunda gülümsüyordu. Bir kadın, bir drow kadını ona doğru eğilmiş ninniler söylüyordu. Upuzun beyaz saçları, tamamen çıplak olan vücudundaki mahrem yerleri örtüyordu.
"Uyu hadi sevgili seçilmişim. Uyu ki, çabuk büyü. Çabuk büyü ki, üzerindeki amaçları silerek kendi adını tarihe kazı..."



Peki ya bu bölüm için Kayıprıhtım forumdakiler NE DEMİŞ?

Site Tanıtımları- Şopar'ın Ejderhamızrağı Sayfası

Sırası gelen sitemiz bir Ejderhamızrağı sitesi. Bu yüzden ben de pek bir merak ettim siteyi. Siteyi incelereken, galerilerini özellikle çok beğendim. Çıkan her kitabın kapak resminin olması da oldukça ilginç bir ayrıntı.
Eh, Ejderhamızrağı diyince benim için akan sular durur :P. Aşk bizim aramızdaki xD. Şaka mı? Şaka yaptığı mı kim söyledi???
Her zamanki gibi site sahibinin tanıtımını okuyacaksınız :). Bakalım kendi sitesini nasıl tanıtmış arkadaşımız.

Site Adı: Şopar'ın Ejderha Mızrağı Sayfası

Site Adresi: http://www.soparsopar.co.cc

Sitenin Kuruluş Tarihi: 1999-2000

Sitenin Tanıtımı: İlk kurduğum yıllarda daha Ejderha Mızrağı kitaplarının Türkçeleştirilmesi günümüzdeki kadar yaygın olmadığı için sitenin temel amacı sadece ilk üçlemeyi okuyan ve meraklanan arkadaşların genel olarak daha fazla bilgi edinebilecekleri, hangi kitapları okumaya devam etmelerinin doğru olacağı ve benim okuduklarıma istinaden hangi kitapların içeriğinde genel olarak neler olduğuna dair bir siteydi. Yıllar geçtikçe çeviriler arttı, kitaplarla ilgili bilgiler güncellendi ve site genel bilgilerin, normalde kitaplarda açık olarak bahsedilmeyen bilgilerin (tanrılar, ırklar, büyü vs.) ulaşılabileceği, güncele yakın bir site halini aldı. Tabii ki görsel olarak ta daha derli toplu bir hal alan site, isteklere uymaya çalışarak güncellenerek, günümüzde genel bilgileri, okuduğum kitaplara dair yorumları, örnek bölümleri ve Ejderha Mızrağına dair yapılan çizimlerin bir sentezini içeren bir internet kaynağı olarak halen mevcudiyetini sürdürmektedir.

Sitenin Amacı: Site Ejderha Mızrağı severlere internet ortamında Türkçe bir kaynak olarak güncel kitap listesini, Ejderha Mızrağı dünyasına ait temel bilgileri ve yapılmış olan çizimleri tek bir ortamda birleştirerek sunmayı amaçlamaktadır.

11 Mart 2009

Power Metal Dinlesek , İndirip Dinlesek

>Magnum opus ve ardından Sanem'in "mesaj panosu"na bıraktıkları mesajları göz önüne alarak, sizlere "power metal mi dinlesek?" isimli bölümdeki şarkıları sunuyorum :).
Ama bununla mı kaldı? Hayır. Rapidshare'e yüklediğim ve vereceğim linkle indirebileceğiniz bu şarkı güruhu (az buz değiller) arasına, listede yer almayan bazılarını ekledim. Mesela,"Blogdayızda Bugün Epik Rüzgarlar Esiyor"adlı yazıma eklediğim Elvenking'den On the Morning Dew isimli şarkının beğenilmesinden dolayı, onu da eklemiş bulunmaktayım. Ama bu kadarla da kalmasın dedim yine kendi kendime ve listedeki bir şarkıyı dinlemeniz için bu sayfaya da yükledim. Memnun kalırsanız, bütün rar dosyasını indirmekten geri kalmayınız.



Blind Guardian-Nightfall (şiddetle tavsiye edilir)


***Yükleme için BURAYA TIKLAYIN
---------------------------------------
***Ve Magnum opus'un katkılarıyla, Dungeon- Legend of Huma için;
TIKLAYIN

----------------------------------------

09 Mart 2009

Site Tanıtımları-Fantastik Efsaneler

HayalSaati gibi çizgiroman üzerine bir siteden sonra, Fantastik bir site tanıtımlara devam ediyoruz. 2.haftaki arkadaşların tanıtımını yine kendileri yapıyorlar. Bu site tanıtım zincirinin koşullarından biri ve bence oldukça da iyi. Kişinin sitesini en iyi yine kendisi bilir sonuçta :).
Buyrun onlara daha yakından bakın.

Site Adı: Fantastik Efsaneler

Site Adresi: http://www.fantastikefsaneler.com

İletişim: zeynikey@msn.com

Sitenin Kuruluş Tarihi: 27.Haziran.2007

Site Tanıtımı: FRP, RP, fantastik kitap, fantastik film, oyun vb. konuların bir yerlerden kopyalanıp foruma yapıştırılmasından, siyaset din ve spor konularında tartışılan başlıklardan, üye çekişmeleri ve farklı görüşleri yüzünden uyarı almaktan bıkmış bir grup kişinin kendilerine Süvari adı vererek kurduğu eğlence sitesidir.

Site Amacı: Süvari Birliği dediğimiz gruba kendimiz gibi insanları toplamak ilk amaç. Siteden atılma ceza uyarı gibi klasik sisteme dahil olan hiçbir kuralı kabul etmiyoruz. Kendi ilkelerimiz asayişi sağlamak için yollarımız var. Siteye üye olanların sadece bir iki konu hakkında spoil bilgi almak için değil kendi bilgi birikimlerini ( ödev, yabancı dil, pc, oyun… gibi konularda ) birlikteki diğer üyelerle paylaşmasını sağlıyoruz. Fantastik okurlarına baskı yapan kesime karşı yeni nesilin kendine güvenmesi için tavsiyeler veriyoruz. Oyun oynayanlar için ek bölüm, hikayesini yazıp yayınlamak isteyenler için bloglarımız ve siteye özel msn adreslerimiz var. Kopyala yapıştır bilgiler kesinlikle yasak. Kendi okuduğumuz kitaplar hakkında kendi tanıtımlarımızı yapıp verilen emeğe saygı göstergesi olarak alıntıları alınan sitelerle birlikte sunuyoruz. Süvari kardeşliğini koruyup insanları fantastik okumaya teşvik etmek sitenin temeli.

06 Mart 2009

Mim-10 Yıl İçinde Yapmak İstediklerim

Evet Efendim yine mim'ledilr bizi. Öksüz buldular vuruyolar tabii! Yok yok kendimi acındırmak yerine, Seyyah'a burdan sevgiler ve teşekkürler yollayacağım. Beni mim'lediği için...
Konumuz başlıkta da yazdığı üzere 10 yıl içinde neler yapmak istediğim. Hımm, gelin birlikte gözatalım.

1. Öncelikle okulu sağ salim bitirip, mesleğimi elime almak istiyorum. Şu kriz ortamında iş bulmak da giderek zorken, mezun olana kadar daha ne lanetli laylarla karşılaşacak şu ülke sinirden çıldırıyorum. "Güzel, ama yalnız ülkem..." demişti Üç Maymun filminin yönetmeni olan değerli insan...
2. Verdiğim değeri hakedecek birini istiyorum. Adam gibi, uzun soluklu bir ilişki diğer bir deyişle.
3. Blogumu site yapıp, adımı daha geniş kitlelere duyurmak istiyorum. Ve şu yazdığım uzun metrajlı hikayem için hatırı sayılır bir kitleye okutmak...
4. Moda denilen saçmalığı yok eden kişi olarak tarihe geçmek ve sürü psikolojisini yıkmanın haklı gururunu yaşamak istiyorum. Moda çok sapıttı! Renk uyumundan yoksun, salak saçma tipler çıkıyor her köşe başında. İnsan olun insan! Adam gibi giyinin! Aynaya bakın bir de.
5. Artık yaşımdan küçük sanılmamak istiyorum xD! Küçük gösteriyoruz anladık, yüzüme vurmayın yahu.
6. Bir köpeğim olsun istiyorum :/. (seviyorum ulenn!!!)
7. Margaret Weis'e yazdıklarımı okutmak istiyorum :P.(atma atma!)
8. Hiçbir dersimden kalmadan şu okuldan kurtulmak istiyorum xD!
9. Son olarak gotik ve EMO'ları dünya üzerinden silerek, gençliği angut tiplerden kurtarmak istiyorum xD!

Bu kadaaaaar. Şimdi ben de bunu Burak'a ve magnum opus 'a yolluyorum. Başka kime yollayabilirim bulmadım bir türlü :P. Az olsun, öz olsun ^^.

02 Mart 2009

Site Tanıtımları- HayalSaati

Bugün, bir T.F.B üyesi oalrak, aktivitelerinden briine başlıyurz. Bundan sonra her hafta, sırası gelen üyenin sitesi/blogu diğer üyelerin sitelerinde/bloglarında tanıtılacak. Bu güzel düşünce için T.F.B'Ye teşekkür eder, bu haftanın ilk sitesinin tanıtımını koymaktan mutluluk duyarım. İşte kendi tanıtımlarıyla okuyun onları :)...

Site Adı: HayalSaati

Site Adresi: http://www.HayalSaati.com

İletişim: HayalSaati@Gmail.com

Sitenin Kuruluş Tarihi: 2004

Sitenin Amacı: HayalSaati çizgi roman, sinemada çizgi roman uyarlamaları ve
animasyon sineması konularında haber ve bilgi veren bir site olarak kuruldu.
Türkiye'de çizgi romanın konuşulmasını sağlamak ilk amacımız ve dilimize
yerleştirdiğimiz iki sloganımız "Çizgi roman kültürdür" ve "çocuklara çizgi
roman hediye edin".


Sitenin Tanıtımı: Ana başlığı çizgi roman olan site kuruluşunda ülkemizde sınırlı
sayıda çizgi roman üretildiğini ve yayıncıların nerede ise tamamının amatör
olduğunu gözönünde bulundurmadık bu işe başlarken. Doğan Kitap gibi büyük
yayınevlerinin de tamamen duygusal nedenlerle çizgi roman yayıncılığını
bıraktığını, pek çok yayıncının çizgi roman serilerini yarım bırakarak hem
okura yük hem de sektör için hayal kırıklığı olduğunu gördüm. Yine de
Türkiye'de çizgi roman yapmak ve çizgi roman konuşmak isteyen genç bir nesil
var. Site içeriğinde kurup sonra kendi yoluna ayırdığımız Gölge e-Dergi'de çizgi roman çizmek isteyen ve yayınlayacak yer bulamayan yeni nesile bir e-dergide bile olsa imkan tanımaya çizerleri tanıtmaya çalıştık. Şimdilerde Gölge e-Dergi'miz de başı havada bir şekilde http://GolgeDergi.blogspot.com 'da çizgi roman, edebiyat ve sinema içeriği ile yoluna devam etmekte.

Unutmayın; çizgi roman kültürdür ve çocuklara çizgi roman hediye edin...