Söz konusu fantazya olunca (fantastik, bilim-kurgu, korku vs.) dini faktörler ister istemez giriyor eserlere. Bunlar arasında bulabileceklerimiz pek sınırlı aslında. Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz: Hıristiyanlık. Bilim-kurguyu aradan çıkarılım, o konuda fazla bilgim yok ancak fantastik ve korku edebiyatlarında Hıristiyanlığın rolü büyüktür. Bir şövalye diz çöker ve tanrısına ya da her neye tapıyorsa, dua eder-tıpkı Orta Çağ'da olduğu gibi. Savaşa gitmeden önce bir tapınağına uğrar, rahibinden kutsanma alır. Kutsama olayı da çoktur bu durumda. Korku edebiyatında ise, üzerinize gelen vampirden boynunuzdaki haçı çıkarıp, göstererek kaçarasınız. Bir kiliseye sığınır, olmadı kutsal su püskürtürsünüz. Böyle şeyler hiç değişmez ve beynimiz bunları hiç yadırgamaz. Neden? Böyle alıştık çünkü. Bugün siyah beyaz bir korku filminde de, günümüzün son teknolojisi olanlarda da durumlar farklı değil. Bir kilise, çıkarılan bir haç, kutsal su vb. şeylerle kötücül varlıklar bizden uzak tutulur. Ancak, başka dini öğeler çok nadir görülür bu gibi konularda.Şimdi, diyeceklerimi "KESİNLİKLE" bir din propagandası olarak algılamayın ya da beni tarikatçı yapmayın ama mesela, Müslümanlık unsuru olanı hiç gördünüz mü? Hayır. Yine neden diye soruyorum ve cevap basit: bu defa da az önce dediğim gibi tarikatçı, cemaatçi gibi benzetmelere maruz kalmak var. Ayrıca, Müslümanlık öğeleri taşıyan bir korku filmi insana çok absürd geliyor - ben de böyle düşünenlere dahilim. Ancak, bu da bizim kültürümüz bir yerde. Absürd gelme nedeni de ortada; biz hep tek bir şeye alışmışız. Başta da dediğim gibi, Hıristiyanlık öğelerini gördüğümüzde hiç yadırgamıyoruz.
Film sektörünün hele, Amerika elinde olduğunu düşünürsek, aynı şey Amerikan propagandası için de geçerli; tabii konudan sapmayalım.
Herkesin dini görüşüne saygım sonsuz ve Müslümanlık sadece bir örnek. Diğer dinleri de görmüyoruz ki, değil mi? Kimse bir camiiye olmadığı gibi, bir sinegoga da sığınmıyor mesela.
Acaba, bu eserlerin ve filmlerin altından bir Hıristiyanlık propagandası yapılıyor olabilir mi? Neden olmasın?
Herkesi bunu yapmakla suçlamıyorum elbette, ancak biz de bunu sürekli gördüğümüz için hiç yadırgamıyor ve sorgulamıyoruz. Aslında onlar da bir derecede haklı, çünkü bu da onların kültürü. Mesela şövalyelik zaten Avrupa'nın kendi dokusunda var, e hal böyle olunca adam diz çöküp dua da eder gider günah da çıkarır. Sonra tapınaklardaki dini görevlilere de rahip/rahibe der. Kendi bir yaratık yaratır, sonra da kendi dinsel olgularıyla bunu püskürtür.
Filmlere tekrar bir bakış atacak olursak, Hıristiyanlığın 7 günahı da en çok işlenen dini öğeler arasındadır. (Bilmeyenler için hemen bu 7 günahı yazalım: oburluk, tembellik, aç gözlülük, haset etme, gazap, gurur ve şehvet.) Bunlardan en meşhuru, şüphesiz "Seven (yedi)" isimli filmdir. Bu gerilim filminde de buna bir örnek görüyoruz. Şövalyelik ise, Tapınak Şövalyeleri adı altında, adamları öven filmler dönüyor. Gerçek gayet farklı olsa da, nasıl Haçlı Seferleri asil askerlerin "görgülü" davranışlarıyla yapıldığı yansıtılıyorsa bu da o şekilde. Bugüne kadar objektif olduğuna inandığım tek film "Cennetin Krallığı"dır. En sevdiğim filmler arasında çok rahat 1. sırayı da alabilir.
Melek figürlerine gelecek olursak, kiliselerde resmedilmiş melek tasvirlerinin yansımasına şahit oluyoruz. Ancak, kendi içlerinde bunu değiştirienler de var. Bunlardan benim için en meşhuru, Diablo serisinin yaratıcılarının (Blizzard) Tyrael adlı meleğidir. Bütün melek tasvirlerini alt üstü edip, kiltleleri kendine hayran bırakmıştır (asaletine kurban!). Kendi dediğimi çürütmek adına söyledim bunu bir anlamda. Kendi içlerinde bunu değiştirenler az da olsa var. Yine de, ondan bile o tarafa doğru bir yönelim var, az da olsa..jpg)
Konuyu oyun sektörüne de getirmişken değineyim, onlar da farklı değil aslında bu konuda. Oyunların geneline bakacak olursak (oyun çok severim! yanlış anlaşılmasın!) adamlar doğal olarak kendi özlerinden bir şeyler katıyor. Sektör onların elinde çünkü. Her birimiz bir korku oyununda yıkık bir kilise görmüşüzdür hiç değilse :).
Biz neler yapıyoruz?
Efendim, biz en çok Cin Suresi'ni kullanıyoruz :D. Yeterince korkutucu bir etmen kendisi ^^. En son Anadolu Korku Hikayeleri adlı kitapta gördüm, almadım ama :D. Bu da bizim kültürümüzün bir parçası sonuçta. Gayet de korkutmaya yetiyor. Hee, ama bunu dünyaya yayamadık ona yanarım. Öcü kavramını, Bugimen olarak benimseyen dünyaya gayet hoş bir korku olurdu sanırım. Japonlar yapıyor bunun benzerelrini genelde. Dünyada sıkışıp kalmış hayaletler hikaye :P, bizimkiler şahane. Hollywood bir cinli film çekse, dünya komaya girer, iddialıyım xD!
Kendi öz eleştirime gelcek olursak,(reklam gibi olacak ama) şu an yazdığım ve yarım bıraktığım bir hikayem olan "Kargalar ve Mezarlar" adlı hikayemde bunu kullanmayı çok düşündüm. İstanbulda geçen bir undead avcısı, teşkilat ve necromancerlardan oluşan, Türk karakterlerin olduğu bir hikaye bu. Ancak, (undead avcımız değilde, öğrencisi) karakterlerden biri, boyunundan haç çıkarmasın da bize ait bir şey yapsa ne olur? Adam fısıldıyarak dua etsin mesela. Ne okuduğu önemli değil, onu yazmam da. Din propgandası olur çünkü :P, hoş değil. Kendi yazdıklarımda zaman zaman aklıma gelen ve kullanmaktan çekindiğim bir konudur bu. Nedeni ise basit, yanlış anlaşılmak. Ayrıca, Avrupa bunu göstere göstere yaparken, biz bunu kendi çapımızda neden sürdürelim ki? Hepimiz teröristiz tabii onların gözünde :P.
Toparlarsak, elimize geçen kitaplarda, oynadığımız younlarda ve özellikle izlediğimiz filmlerde bir din propagandası yapılıyor olabilir mi? Sizin fikriniz nedir bilmem ve dinlemekten de mutluluk duyarım ancak ben derim ki, evet yapılıyor. Çok sevdiğim yazarlar ve yönetmenler de bunu yapıyor ancak, ben herkesi değil bunu yapabilecek olan olasalığı suçluyorum. Bugün nasıl bir Amrekina propagandası gümbür gümbür filmlerde gidiyorsa elbet bu da yapılabilir.












